Süzülerek gelir Türkmen gelini
Darabulus kuşak sarmış belini
Giymiş altın sırmalı cepkenini
Gelinin endamına CANIM KURBAN

İncecik belini kırk melik döver
Divane aşıklar hep seni sever
Namın Taşeli 'nden cihana gider
Yanakdaki gamzeye CANIM KURBAN

Yumak , yumak al kınalı ellerin
İnci ve mercan yuvası dişlerin
Ömre bedel sevecen gülüşlerin
Canı yakan işmara CANIM KURBAN

Kara üzümün habbesi gözlerin
İçi ısıtan kadife sözlerin
Yürüyünce bükülürmü dizlerin?
Sekerek yürümene CANIM KURBAN

Kır çiçekleri bezeli fistanın
BARCIN yaylasında dilde destanın
Yaylayı aydınlatır gül cemalin
Sırma saçında güle CANIM KURBAN

Merhametin saracak gönülleri
Lokum , şeker ve bal kaymak dilleri
Tomurcuk güllü yanakda benleri
Güzel nağmelerine CANIM KURBAN

Sürmeler çekilmiş kalem kaşına
Allı, pullu yaşmak örtmüş başına
Salınarak gelen selvi boyuna
Burnundaki sızmaya CANIM KURBAN

Gülüstana dönen güllü yüzüne
Hayalini dokur kilim üstüne
Yaylaları ısıtan gülüşüne
Kilime düşen ömre CANIM KURBAN

Mis kokuları yaydı buğday tenin
Gönüllerin sultanısın gençlerin
Elbette çoktur seni sevenlerin
Gönlüne gül dökene CANIM KURBAN

Taşeli' nin Türkmen güzel kızısın
Garip aşığın sazının telisin
Anaların yaralı maralısın
Özüne ve soyuna CANIM KURBAN

SÜLEYMAN YILDIZ sevdi Türkmen kızı
Dinmeden arttı yüreğinde sızı
Çekemedi gönlü bu kadar nazı
ERKEN SOLAN GÖNÜLE CANIM KURBAN

Süleyman Yıldız Aspiva